#Healthy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#Healthy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Sağlıklı Olmanın Sırrı Uzun Süre Açlıkta Mı?



Son senelerde Batı tıbbının üzerinde çok araştırma yapılan konularından biri de onların tabiri ile “intermittent fasting”.
Bunu dilimize “aralıklı oruç” diye çevirenler varsa da “aralıklı açlık” demek daha doğrudur.
Çünkü oruç sadece belirli bir süre aç ve susuz kalmak değildir; Allah’ın sağlıkları yerinde olan kullarından yerine getirmelerini farz kıldığı bir ibadettir.
Aralıklı açlık ömrü uzatıyor
Kalori kısıtlamasının bazı hayvanların ömrünü yüzde 50 oranında uzattığı zaten uzun zamandan beri biliniyordu ama yeni araştırmalar aralıklı açlığın “sağlıklı ve uzun yaşamanın” anahtarlarından biri olduğunu gösteriyor.
Aynı miktarda kalori verilen fareler üzerinde yapılan yeni bir araştırma, günde 8 saat beslenmelerine izin verilen ve 16 saat aç bırakılan farelerin tüm gün boyunca beslenenlere göre daha sağlıklı olduklarını ortaya koydu (1).
Tüm gün beslenen farelerin obezleştiği, kan şekerlerinin yükseldiği, karaciğerlerin yağlandığı ve metabolik problemler geliştiği; aynı miktarda kaloriyi 8 saat içinde tüketen farelerin ise daha zayıf oldukları, yüksek şeker veya kronik enflamasyon gibi sağlık sorunları yaşamadıkları tespit edildi.
Aralıklı açlığın etkileri
Aralıklı açlığın sağlığa olan birçok müspet etkileri var (2, 3, 4, 5):
BİR: Ensülin ve leptin duyarlılığı ve mitokondri enerji etkinliği artıyor. Bu, hastalıkları ve yaşlanmayı geciktiriyor.
İKİ: Grelin seviyeleri azalıyor.  Açlık hormonu grelinin azalması yeme isteğini azaltıyor.
ÜÇ: Oksidatif stres azalıyor. Hücrelerdeki oksijen radikalleri birikiminin azalması protein, lipit ve nükleik asitlerin oksidasyondan zarar görmesini önlüyor.
DÖRT: Stres, hastalık ve yaşlanmaya karşı direnç artıyor. Aralıklı açlık tıpkı egzersizde de olduğu gibi bir hücresel stres cevabı yaratarak stres, yaşlanma ve hastalıkla mücadele eden genlerin etkinliği artıyor.
BEŞ: Yağ yakımı artıyor. Vücudun glikojen depolarını metabolize etmesi için 6-8 saat gerekiyor ve vücut ancak bundan sonra yağ yakmaya başlıyor. 16 saat süre aç kalınması yağ yakımını hızlandırıyor.
ALTI: İnsan büyüme hormonu (HGH) salgısı artıyor. HGH, yağ yakılmasını sağlayan bir hormon.
YEDİ: Katekolaminler artıyor. Bu sayede istirahat ensülin seviyeleri azalırken istirahat enerji harcaması artıyor ve depolanmış yağın yakıt olarak kullanılması mümkün oluyor.
Gelelim neticeye
Aralıklı açlığın faydalarını yeni keşfeden bilim dünyası ve sık sık yiyerek metabolizmamızı hızlandırmamızı, suni tatlandırıcılı yiyecek ve içecekleri tavsiye eden sosyete diyetisyenleri bakalım “oruç tutmanın” faziletini ne zaman anlayacak?
KAYNAKLAR
5. http://ajcn.nutrition.org/content/86/1/7.short

Not:http://ahmetrasimkucukusta.com/2013/07/17/yazilar/tip-yazilari/beslenme/saglikli-olmanin-sirri-uzun-sure-aclikta-mi/ 'dan alıntıdır....

9 Ağustos 2015 Pazar

Cevizdeki Mucize!


Dünya tabiatında pek çok bitki ve meyvenin insana nasıl hizmet ettiğini biliyoruz. Buna çok çarpıçı bir örnek vermek istersek elimize bir ceviz almalı ve onu dikkatle incelemeliyiz. Henüz ağacından yeni kopartılmış taze bir cevizin en dışında, yeşil ve ince bir kabuk bulunur. Bu yeşil kabuğun hemen altında çok sert bir başka kabuk vardır. Kabuğu kırdığınızda ise meyvenin asıl kısmını çepeçevre kuşatan ince bir zar ile karşılaşırsınız. Onun altında ise tartışmasız bir şekilde insan beynine benzeyen meyvesi vardır.
Ceviz dışındaki yeşil kabuğu ile kafa derisine, sert kabuğu ile kafatasına, içindeki ince zar ile beyin zarına, asıl meyvesi ile de beyne benzeyen harika bir gıdadır. Tıpkı beyin gibi iki yarım küre şeklinde yaratılan cevizin beyin ile olan ilişkisi bundan ibaret değildir.
Ceviz, hem görünüşüyle, hem de kimyasal yapısıyla, adeta “Ben beyin için yaratıldım!” demektedir. Meyveler arasında içeriğinde gümüş iyonu taşıyan sadece cevizdir. Bu gümüş iyonuna insan bedeninde ihtiyaç duyan tek organ da beyindir. Böyle bir hikmeti görmezlikten gelenlere ya da bütün bunların tesadüf eseri oluşmuş olduğunu söyleyenlere, bırakın bilim adamı demeyi akıl sahibi bir insan demek bile fazladır.

Not: Dr. Haluk Nurbaki - http://yitiksifa.com/cevizdeki-mucize/ 'dan alıntıdır...